Filmin konusu, 1996 yılında ortaya çıkan bir virüs neredeyse dünya nufüsunun hepsini öldürüyor ve sağ kalanlar yeraltında yaşamaya başlıyor ve Ana karakter olan James Cole kendi zamanındaki bilim insanları tarafından gelecekten geçmişe gönderiliyor. Görevi virüs hakkında bilgi toplamak, çünkü bu virüs sürekli değişimi uğruyor ve saf halini bulamıyorlar.
“Gerçek dediğimiz şey herkesin kabul ettiği şeydir, öyle değil mi? Psikiyatri en yeni dindir. Neyin doğru, neyin yanlış olduğuna, kimin deli olduğuna biz karar veriyoruz.”
Cole ilkin yanlışlıkla 1990 yılına gönderilir; insanlığın bir virüs sebebiyle yok olacağını söylediği için Cassandra Kompleksi (geleceği bildiğini söyleme/sanma hastalığı) tanısıyla akıl hastanesine atılır. Burada doktor Kathryn Railly ile tanışır. Cole’un hastaneden hapishaneye, geçmişten geleceğe döndükten sonra yanlış tarihe gönderildiği anlaşılır.
Bir daha zaman yolcuğuna çıkar, bu sefer de yanlışlıkla I. Dünya Savaşı’nda bir cepheye düşer. Bu kısa yolculukta küçük bir mermi yarası alır. Cole nihayetinde doğru tarihe gönderildiğinde, yani 1996’da Dr. Railly’i bulur.
Kassandra Kompleksi’ne de kısaca değinsek iyi olur.Adını Truva Kralı Priamos’la Hekabe‘nin kızı olan Cassandra’dan alan bu sendrom, bir şekilde geleceği öngörme yetisine sahip olduğu halde kendisine inanılmayan insanların içinde bulunduğu durumu tanımlamak için kullanılır. Filmde Cole’un başından geçenler yerli bir Kassandra mı yoksa film boyunca paranoid şizofreni tanısı özelliklerinin hepsini başarıyla gösteren Bruce Willis’i hayali mi? Sürekli bu ikilemde bırakan film, bilimkurgu klasiklerinden sayılıyor çok uzun yıllardır. İyi seyirler👁️
“Artık üretici olmaktan çıktık. Bir şey yapmıyoruz. Her şey otomatik. O halde biz neyiz? Biz tüketiciyiz, Jim. Tamam, tamam. Bir sürü şey satın al, iyi bir yurttaş olursun. Ama bir sürü şey satın almazsan, ne olursun? Ne? Akıl hastası olursun.”