Freud'u Teorisinden Edenler:
Müslümcüler
İtirazım Var*
“Ben hep yenilmeye mahkûm muyum?
Ben hep ezilmeye mecbur muyum?
İtirazım var bu yalan dolana benim şu dertlere ne borcum var ki?
Tuttu yakamı bırakmıyor benim mutlulukla ne zorum var ki?
Bana cehennemi aratmıyor bana cehennemi aratmıyor” diye binlerce insan haykırırken, hüzünlü şarkı dinlemek yetmiyormuş gibi bir de kendilerine zarar veriyorlar. Peki, bunca insan neden kendine bunu yapıyor? “Müslüm Baba” hayranları, yıllar önce Freud’un teorisini baştan yazmasına sebep olan topluluktur aslında.
Sigmund Freud, teorisini insanların hazzını artırmaya ve acıdan kaçmaya çalıştıklarını varsayarak kurmuştu. Bebeklerin seçimlerinin haz ilkesinin belirlediğini, daha sonra gerçeklik ilkesine göre şekillendiğini belirtmişti. Sonrasında bazı seçimlerin ne haz ne gerçeklik ilkesiyle bağlantılı olmadığını gördüğünde, kendi aleyhine işleyen veya “mazoşistik” davranış örüntülerini açıklayabilmek için metapsikolojisini birçok kez gözden geçirmiş ve değişiklikler yapmıştır.
Ben İnsan Değil Miyim?*
Nancy McWilliams: “Mazoşizm” terimi, bazen, sık sık kaza geçiren kişilerde veya intihar niyeti olmaksızın kendilerini kasıtlı olarak yaralayan veya kendilerine zarar veren kişilerde görülen ve ahlaksallaştırmamış özyıkıcılık örüntülerini tanımlamak için kullanılır. Terimin bu kullanımı, özyıkıcı kişinin açıkça zarar verici davranışlarının gerisinde bir yöntemin işlediği; bu olmayacak yolları kullanarak aranan duygusal rahatlamayla karşılaştırıldığında, kendini yaralayan kişinin düşüncesinde, yaşanan fiziksel acıyı önemsizleştiren bir amacın peşinde koşulduğu imasını içerir.
Sevilmek Ne Demek Unuttum Annem, Unuttum Annem*
Mazoşistik davranış her zaman patolojik değildir. Bazen, ahlaki değerler, kısa dönemli bireysel rahatımızdan daha değerli bir şeyler için acı çekmemizi gerektirir (Kernberg, 1988). Helena Deutch’un (1944) anneliğin temelde mazoşistik olduğunu görüşü de bu anlayışa dayanır: memeliler çocuklarının hayatını kendi hayatlarından daha öncelikli olarak görürler. Bu, bir birey için “kendi aleyhine işleyen” bir davranış olabilir; ancak çocuğu ve türü için durum böyle değildir.
Her Şeyin Bedeli Var*
Örneğin, kendilerini kesenler tipik olarak, kendi kanlarını görmenin kendilerini canlı ve gerçek hissettirdiğini; var olamama veya durumlarına yabancılaşma hissinin yarattığı ızrabın herhangi geçici bir fiziksel rahatsızlıktan çok daha kötü olduğunu söyleyeceklerdir. Dolasıyla, mazoşizm çeşitli şekillerde ve derecelerde yaşanır. Özyıkıcılık, psikotik durumdaki kendini yaralayan kişiden işkolik kişilere dek farklı tipteki herkeste temel bir nitelik olabilir (McWilliams, 2011).
Müslümcüler- Böyle bir aşk görülmemiş dünyada*
Müslüm Gürses konserinde kendine zarar veren insanlar psikotik örgütlenme düzeyinde olan kişilerdir. İçinde bulundukları duygu durumu katlanılması çok zor olduğu için bu acıyı başka bir acıya dönüştürmeye çalışırlar. Aslında yaptıkları şeyin motivasyonu kendilerine zarar vermek değildir; daha az acı çekmektir. Bu kişiler anlam veremedikleri soyut ıstırap duygularını fiziksel acıya dönüştürerek, göreve daha kontrol edilebilir ve somut bir acıya dönüştürmüş olurlar.
Yakıldı, yıkıldı, yine de sevdi
Ah, o vefasızlara kıymet bilmedi*
Psikanalistler tarafımdan kullanıldığı şekliyle mazoşizm teriminin, acıyı ve acı çekmeyi sevmeyi içeren bir anlamı bulunmadığını vurgulamak isterim. Mazoşistik şekilde davranan kişi, acıya ve acı çekmeye, daha fazla bir iyilik halinin, bilinç düzeyinde veya bilinçdışı olarak yaşanan umuduyla dayanmaktadır. Analitik yaklaşım ile çalışan terapist, fiziksel şiddete maruz kalmış bir eşin, suistimal edici bir erkekle birlikte yaşamaya devam etmekle mazoşistik şekilde davrandığı yorumunu yaptığında, bu kadını fiziksel şiddete maruz kalmaktan hoşlanmakla suçlamamaktadır. Burada belirtilmek istenen konu, bu kadının eylemlerinin suistimal edilmeye tahammül etmenin, ya çektiği acıyı haklı çıkaran bazı amaçları gerçekleştirdiği, ya da çok daha fazla acı verecek olan kimi ihtimalleri(tamamen terk edilmek gibi) engellediği, ya da her ikisi yönünde bir inancı açığa çıkardığıdır (McWilliams, 2011).
*Müslüm Gürses’in şarkılarından alıntılanmıştır.
**Nancy McWilliams- Psikanalitik Tanı
