Aşkın Halleri-İkili İlişkilere Farklı Bir Bakış

img 3973

Aşkın Halleri-Alper Hasanoğlu

Psikoterapist ve psikiyatrist Alper Hasanoğlu, Aşkın Halleri kitabında aşkın doğasını farklı perspektiflerden ele almaya çalışıyor. Sevmenin ve sevilmenin psikolojisini, bilinçdışı süreçleri, çocukluk yaralarımızın aşk ilişkilerine nasıl yansıdığını, romantik beklentilerin nasıl hayal kırıklıklarına dönüştüğünü derinlemesine inceliyor. Neden bazen bizi yücelten, bazen de derin bir acıya sürükleyen bir deneyime dönüşüyor? Bağlanma biçimlerimiz, geçmiş travmalarımız ve bilinçdışı korkularımız ilişkilerimizi nasıl şekillendiriyor? Bu gibi sorulara detaylı bir şekilde cevapları psikoterapi bilgisinin yanında, sosyoloji, antropoloji, felsefe ve edebiyattan yararlanarak iki insan arasındaki ilişkinin nasıl başladığını, olgunlaştığını ve bittiğini etkileyici bir dille anlatıyor. Zaman zaman zihninizi bulandıran, doğrularımızı sorgulatan; aşka,ilişkiye, aileye ve sadakate dair çarpıcı fikirleriyle sizi kendine çeken bir kitap. İyi okumalar

“İnsan aşkın başka bir şeye dönüştüğü gerçeğini kabul edebilse, bu dönüşümü bir acı olarak değil de hayatta yaşanması gereken aşamalardan biri olarak yaşantılayabilse, kendini gerçekleştirme yolunda önemli bir adım atmış olur. Ama kişinin kendi psikolojik tarihi, aile tarihinden getirdikleri, kendi ilişkisinde biriktirdikleri var olan birlikteliğini mi sürdüreceğini, yoksa aydınlığa kaçabilmek için başını durmadan cama vuran bir sinek gibi aşktan aşka koşup ruhunu mu sakatlayacağını belirleyen en önemli etkenlerdir.”—(s.48)


“İnsanlar psikoterapiye, çoğunlukla ideal kendilikleri ile gerçek kendilikleri arasındaki farkın yarattığı acıyla başa çıkabilmek için gelir. Ama çoğunlukla bunun farkında da değiller.”—(s.54)


“Bugün genç erkeklerin uzun süren, güvenilir aşk ilişkileri yaşayamamalarının altında hoşgörülü ve cezalandırıcı olmayan babaların olmaması yatmaktadır.”—(s.115)


“Bireyleşmekten kaçınmak kaybetme korkusuyla baş etmenin en kötü yoludur. Melankolik kendini feda etme davranışıyla tam da kaçındığı şeyle yüzleşmek zorunda kalır: Terk edilme riskiyle. Çünkü çift olmak demek, yaratıcı bir mesafelilik, gelişebilmeleri için birbirlerine gereksinimleri olan özgür alanı bırakabilmeleri demektir—(s.146)